Kronik Prostatit Tedavisi
Kronik Prostatit
Kronik prostatit, erkeklerde cinsel hayatın aktifleşmesiyle birlikte görülmeye başlayan, yaygın ancak tedavisi güç bir rahatsızlıktır. 20’li yaşlardan 40–50’li yaşlara kadar olan erkeklerin yaklaşık %5’inde görülür. 50 yaş üzerindeki erkeklerde ise en sık rastlanan üçüncü ürolojik hastalık olarak karşımıza çıkar.
Kronik prostatit; idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma ihtiyacı gibi şikâyetlerin yanı sıra, genital bölgede ağrıya da neden olabilir. Bulaşıcı bir hastalık değildir; ancak kesin tedavisi zor olup yıllarca sürebilen bir tablo çizebilir.
Bu hastalık, zamanla psikolojik sorunlara da yol açabilir ve cinsel hayatı olumsuz etkileyebilir. Genital bölgede sürekli ağrı hisseden erkeklerde, iktidarsızlık endişesi gibi ek psikolojik etkiler sıkça görülmektedir.
Kronik Prostatit’in Belirtileri Nelerdir?
Stres ve psikolojik gerginlik yaşayan bireylerde, idrarı tutan kasların aşırı kasılması kronik prostatit gelişme riskini artırabilir. Bunun yanı sıra, uzun yıllar bisiklet veya motosiklet kullanmak, sürekli oturarak çalışan mesleklerde yer almak (örneğin uzun yol şoförlüğü) da bu hastalığın ortaya çıkmasında etkili olabilir.
Kronik prostatitin yaygın belirtileri şu şekildedir:
- Sık idrara çıkma
- İdrar yaparken hafif ağrı ve güçlük
- Erken boşalma
- Ani idrar sıkışma hissi
- Rektum veya bel bölgesinde hafif ağrı
- Cinsel ilişki sırasında rektum ile penis arasında batıcı ağrı
- Sırtın alt kısmında veya cinsel bölgede ağrı
- Azalmış idrar akımı
- Hafif ateş
- Ereksiyonun zayıflaması
- Cinsel istekte azalma
- Ağrılı boşalma
- Menide kan görülmesi
- Kas ağrıları
Kronik Prostatitte ESWT Tedavisi
Oldukça etkili sonuçlar veren bu yöntemde, şok dalgalarının oluşturduğu mikrotravmalar sayesinde prostat dokusunda büyüme faktörlerinin salınımı artar. Bu da kök hücrelerin aktive olmasını sağlayarak, prostatit nedeniyle hasar görmüş bölgelerin onarılmasına yardımcı olur.
Prostat bölgesine uygulanan düşük yoğunluklu şok dalga (ESWT) tedavisi, kısa sürede tamamlanan, konforlu ve güvenli bir işlemdir. Her biri yaklaşık 15 dakika süren seanslar halinde uygulanır. Anestezi gerektirmez ve bilinen herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır.
